‘2 İle Başlayanlar’ Kategorisi için Arşiv

237

Cuma, 09 Kasım 2007

stanley kubrick’in the shining filminde gecen oda numarasi. filmin uyarlandigi kitapta aslinda 217 olarak gecen bu numara, filmin cekildigi otelin bir odasi filmden sonra herkes tirsacagi icin kullanim disi kalmasin diye, otelde bulunmayan bir numara olan 237 ile degistirilmistir. bir rivayete gore, filmdeki 237 numarasina dikkatli bakildiginda, 3 rakaminin altinda eski 1 rakaminin izi gorulmektedir. ancak bu cok dusuk bir olasiliktir, cunku filmdeki 237 nolu oda buyuk olasilikla cekime daha uygun bulunan baska bir oda olmalidir. (bkz: ama bilemem tabi)

24 Ayar

Cuma, 09 Kasım 2007

alaşım ağırlığı oranının 24/24 ünün altın olduğu, minimum 0.995 kadar saflıkta, genellikle külçe altınlar için kullanılan altın ayar birimi.

yumuşaklığı nedeniyle mücevheratta tercih edilmeyen altın kategorisi.

24 Ocak

Cuma, 09 Kasım 2007

(bkz: 24 ocak kararları)

uğur mumcu’nun katledildiği gün!gerici teröre bir kez daha lanet ettiğimiz gün!

24 Ocak 2002

Cuma, 09 Kasım 2007

1979 yılının 24 ocak’ında aet (gençler için: aet bir bir beyazeşya markası değildir, hiç olmamıştır) türkiye’ye verilecek kredilerin iki katına çıkarılmasını kararlaştırmıştır. ayrıca 1980 yılındaki ünlü 24 ocak kararları mevcut ekonomik politikanın terkedilip yeni bir ekonomik yapılanmanın içine girilmesi açısından bir başlangıç noktası oluşturmaktadır.istanbul’un 24 ocak 2002 tarihi ise kış güneşinin kentin üzerinde bütün güzelliğiyle parladığı bir sabahı not düşecektir sayfalara. istiklal caddesinde öğrenciler birbirleriyle şakalaşarak yürürken düşüncelerinin gerisinde kendilerini mutlu hissetmelerini sağlayan etkenin bir bahar sabahını andıran cadde görünümünün yarattığı yanılsama mı yoksa hafta sonuna bir adım daha yaklaştıklarını farketmenin getirdiği eşsiz neşe duygusu mu olduğunu bilememektedirler. yaşam hiç değişmeden benzer bir döngü içinde dönüp durmaktadır; rutubet kokulu öğrencilikten, paslı çalışma hayatının karanlık labirentlerine kadar hafta sonundaki iki günlük geçici özgürlük dönemi beklenerek yaşanmaktadır. bu, yalnızca yazlara ilişkin özlem duyguları ile dolu olarak geçirilen kışların yarattığı depresyon gibi, pazartesiden cumaya postmodern bir hayat madeninde çekilen çileyi doldurmakla yükümlü hayatların derin ruh sıkıntısını da kentin sokaklarına taşımaktadır. “evet, bize belletildiği gibi toz pembe bir yaşam olmadığının farkındayım dünya üzerinde ama başka birşey daha var sanki açıklayamadığım” demiştir kız farkında olmadan, camları buğulanmış pohaça kokulu pastanenin plastik sandalyelerinde huzursuzca dönerek. ” akşam bende kalsana” diye yanıtlar çocuk kafasını kaşıyarak, kızı dinlemediğinden değil de aklına verebilecek bir yanıt gelmediğinden. “ben ne diyorum sen ne diyorsun, hayat daha farklı olmalı diyorum, sanki uzaklarda, başka kentlerde, başka sokaklarda.” çocuk güler, çok güzel güldüğü için kızın kendisini sevdiğini düşünmektedir, bu yüzden bir boşluğu doldurmak ister gibi gülmektedir, sinirlendiğinde, aklına söyleyecek birşey gelmediğinde, sevişelim mi demeye utandığında..”bir trene atlayıp çok uzaklardaki bir istasyonda inmek ve o tanımadığım yerin sokaklarında dolaşmak istiyorum, anlıyor musun ? ” diye mırıldanır kız, “trenler soğuk olur ” diye yanıtlar çocuk, “akşama bende kalsana, peynir pişiririz hem…”… “trenlere binip gidilebilecek tüm kentlere, istasyonu olan her kasabaya uğrayarak günler geceler geçirsem ve küçük otellerde kalıp, esnaf lokantalarında yemekler yesem; acaba hayatın bir başka anlamının olduğunu farkedebilir miyim” diye soran insanlar, tren istasyonlarının bekleme salonlarında çantalarına dayanarak gözlerini boşluğa dikiyorlar şimdi, bir başka trenle bir başka kente doğru sarsılarak yol alırken uzakta gördükleri dağ köylerinin, tabelası yamuk kasabaların, boş binaların ve kederli tarlaların kendilerine fısıldadıkları sözcüklerden bir neden çıkarmaya çalışıyorlar kulaklarında rem melodileriyle.bugünün yemek listesi:* man on the moon sote* kederli akşam salatası* izgara kadayıf* çorba-kola

24 Saat

Cuma, 09 Kasım 2007

ntv’de gece haberlerinin adi. banu guven’in nefis sunusuyla hayat bulan program. yuvarlak gezenegimizin gendi etrafinda bir defa donme suresi.

24 Saat Acik Bufe

Cuma, 09 Kasım 2007

taksim’de kızılkayalar veya büyükparmakkapı sokaktaki “marmara büfe”dikkat ettiyseniz bunların kilitlenebilen bir kapıları yokturhiç kapanmadığından kapının doğal olarak işlevselliğini yitirdiği mekan örneğidir…

243 10 43

Cuma, 09 Kasım 2007

(bkz: ara beni boya beni)

25 Ocak 2002

Cuma, 09 Kasım 2007

1743 yılının soğuk ve ayazlı 25 ocak tarihinde, anlamlar kitabının eksik olan sayfalarının elinde olduğunu iddia eden venedik nicesta kilisesi papazı, kendisini bekleyen kupa arabasına binip vatikan’a doğru bir yolculuğa çıkalı üç gün olmuşken, üzerinden geçtikleri köprünün nehrin azgın sularına doğru çökmesi sonucu anlamlar kitabının kayıp sayfaları ile birlikte soğuk köpüklü suların derinliklerinde kaybolmuştur. rivayet olunur ki, yolculuğunun getireceği tehlikelerden haberdar olan papaz, kupa arabasına binmeden önce kitabın kayıp sayfalarının bir kopyasını çıkararak kilise duvarlarında açtığı bir deliğe saklamıştır. bu kayıp sayfaların, konstantınıyedeki küçük chapel’in yıkılan uç duvarını onarmak için başlatılan yardım kampanyasına manevi bir katkıda bulunmak için nicesta kilisesinden getirilen tuğlaların birinin içinde olması bir rastlantı mıdır yoksa yönlendirme mi bilinmese de, bu sayfaları bulan duvar ustasının onların el yazması bir incilden kopan yapraklar olduğunu söyleyerek bir maşrapa şarap karşılığında sayfaları meyhaneci yanoş’a vermesi, yanoş’un da üzerinde ne yazdığını anlamadığı bu sararmış kağıtları medreseden gizli gizli çıkarak tütün içmeye gelen bir öğrenciye göstererek değerini öğrenmek istemesi, öğrencinin üç altına satın aldığı sayfaları tercüme ettirdikten sonra yanına aldığı birkaç eşya ile konstantınıyeyi terketmesi ve kütahya dolaylarında bir camide bıçaklanmış olarak bulunması anlamlar kitabının kayıp sayfalarının üzerinde yer alan sırrın kendisi gibi sisler arasında kalan kederli yaşanmışlık izleridir.her yıl 25 ocak tarihinde eskiden nicesta kilisesinin olduğu yerde bir araya gelen yedi adamın, bir sokak kahvesinde oturup ellerindeki notları karşılaştırarak, fısıltıyla neyi tartıştıkları ise hala bir muamma olarak görülmektedir.

250

Cuma, 09 Kasım 2007

(bkz: 250cc)

250 Cc

Cuma, 09 Kasım 2007

(bkz: 250cc)


Destekliyoruz arkadaş - arkadaş - partner - partner - partner - wordpress temaları - çocuk oyunları - ben10 oyunları - jinekolog - kadın dogum doktoru - kadın doğum uzmanı - curcuna.com - seo -