Juliette Binoche
Cuma, 09 Kasım 20073 renk maviden sonra seyrettiğim tüm filimlerinde birkez daha hayran kaldığım, masum yüzlü, fransız aktris. yok böyle güzel bir kadım yaa dedirten bir kadın.
3 renk maviden sonra seyrettiğim tüm filimlerinde birkez daha hayran kaldığım, masum yüzlü, fransız aktris. yok böyle güzel bir kadım yaa dedirten bir kadın.
iyi tanimadiginiz birinin evinde veya arabasinda soyle ortada duran kasetlere bakarak bir tahlil yapmaya calisirken, olur da home made kasetlerin uzerinde, cogu kez hafif egik bir aciyla yapistirilmis etiketinde ” h. iglesias ” yazisi gorurseniz alay etmeyiniz, sahibinin ayariyla oynamayiniz. bir olasilik hayri iglesias gibi bir sey de cikabilir tabii ama sahibi tarafindan pek hos karsilanmiyor*.
senede bir ay seks* perhizi yaptigini ogrenmistik vaktiyle.. artik hey dergisi’nden mi, nerden, hatirlamiyorum.
1970′de tip dalinda sinir uclarinin caliÅŸma mekanigiyle ilgili yaptigi caliÅŸmalardan oturu nobel odulu kazanmiÅŸ bilim adami… 1912′de dogmuÅŸtur.. 1998′de dahi paper yayinlamiÅŸ bir hayvandir.. muhtemelen hala yaÅŸiyor..
(bkz: de bello gallico)
(bkz: jumpdafuckup)
anamorphic ya da 16:9 cekilmiÅŸ sinemaskop tabir edilen filmlerin , 4:3 olan evlerdeki tv setlerine uyarlandiklarinda sag ve sol kenarlarinda oluÅŸan kayiplarindan dolayi bir kenara kayan goruntunun , aniden diger tarafa cekilmesi iÅŸlemine verilen isim. ornek viriyorum: mesela adam bir kenarda kendi kendine konuÅŸuyo gibi gorunmektedir saga ya da sola bakarak. aslinda diger yanda goruntu kaybina ugramiÅŸ aktor/aktrist durmaktadir. yonetmen ya da 4:3 `e cevrimi gercekleÅŸtiren kiÅŸi sahnenin monolog durumunu duzeltmek icin zort diye o kayip olan arkadaÅŸi gosterir bir kurgu ile aha budur jump cut.
primitive albumunun 4. sarkisi
mike mccready’nin publishing name i
pisi
don’t say what you meanyou might spoil your faceif you walk in the crowdyou won’t leave any traceit’s always the sameyou’re jumping someone else’s trainit won’t take you long to learn the new smileyou have to adapt or you’ll be out of styleit’s always the sameyou’re jumping someone else’s trainif you pick up on it quickyou can say you were thereagain and again and againyou’re jumping someone else’s trainit’s the latest wavethat you’ve been craving forthe old ideal was getting such a borenow you’re back in linegoing not quite quite as far but in half the timeeveryone’s happy they’re finally all the samebecause everyone’s jumpingeverybody else’s train jumping someone else’s trainjumping someone else’s trainjumping someone else’s trainsözlerine haiz the cure ÅŸarkısı.
godzilla’nın yönetmen koltuÄŸunu ishiro honda’dan sonra teslim alan, filmlerindeki komedi dozunu biraz fazla kaçıran capon yönetmen (bkz: godzilla)