‘R İle BaÅŸlayanlar’ Kategorisi için ArÅŸiv

Ruud Van Nistelrooy

Cuma, 09 Kasım 2007

tum zamanlarin en iyi santraforlarindan biri olacak (hatta oldu bile). premier league tarihinden 8 macta arka arkaya gol atma rekorunu kirmiÅŸ, manchester united in oyun sistemini neredeyse tumunden degistiren, herhangi bir eksigi olmayip fazlasi olan futbolcu. aslinda tek eksigi olan 2002 dunya kupasina katilamamasi nedeniyle su deli gonlum uzulmektedir.

Ruya

Cuma, 09 Kasım 2007

27.11.95 (ögle uykusu sirasinda gördüm): üniversitede simülasyon (sosyoloji) dersimiz var ama bina erkek lisesi. çaktirmadan dersten çikiyorum. imzami atip çiktigim için sorun olmaz diye düsünüyorum. kantine gidiyorum ve 10.400 liraya simit seklindeki ekmeklerden aliyorum. bu arada, yatililarin kaldigi binanin duvarinda, pekçok kadinin uzun esek oynadigini görüyorum. sonra oyunlari bitince yanima geliyor ve benimle alay etmeye basliyorlar. ben de o anda yanimdan hizla geçen bir tavsana dönüp söyle diyorum: - iste dostum, coskusal veba bu olsa gerek. tüm bu gördügün kadinlar hasta! tavsan birden bire, bir sevgi filmi olan “ayi” filminin afisine dönüsüyor. 21.11.95 (baska bir düs): beyoglu’nda karnimi doyurmak için “proleter çin lokantasi” adinda bir yere gidiyorum. menü istiyorum. garson, önce direniyor ve sonra geri vermem sartiyla menüyü bana uzatiyor. menü, kitap kalinliginda ama yemeklerden birsey anlamiyorum. menünün çözemedigim geri kalan yerlerinde ise matematik hesaplari var. karsimdaki müsteriye -döner ekmek yiyen- pilav üzeri dönerin fiyatini soruyorum. o da bana dönüp, halkin sorunlariyla ilgilenmedigim ve bir ingiliz aristokrati oldugum için proleter lokantasinda aç kalacagimi ve açliktan geberecegimi söylüyor. aglamaya basliyorum. 22.11.95 (bir düs daha): düs bir film gibi basliyor. bir köpegi yakin planda kosarken görüyoruz. sonra uzak çekimde, köpegin uzun bir yolda kostugunu görüyoruz. ben o sirada, herhalde köpegi, mirkelam’in klibinde oldugu gibi bir bantin üzerinde koÅŸturulduÄŸunu düşünüyorum. köpek bir süre sonra, kanalizasyon olduÄŸunu sandığım bir delikten içeri giriyor. orasının çok tehlikeli bir bölge olduÄŸunu biliyorum. bir süre sonra köpek, bat man’a dönüşüyor. parmaklarının arası penti çorap reklamındaki kadın gibi perdeleniyor ve yardım istiyor. birden yanan spot ışıkla, köpeÄŸin kimden yardım istediÄŸini görüyoruz. bu adam, korkunç iÅŸkencelerle onlarca kiÅŸiyi öldürmüş bir cani. yarasa, adama, ne kadar güçlü ellere sahip olduÄŸunu söylüyor. adam bunun üzerine tıpkı bir robot gibi ellerini uzatıp yarasa-köpeÄŸin kafasını sıkıyor ama öldürmüyor. istese, kafasını boynundan ayırır diye düşünüyorum. birdenbire, izleyici konumundan oynar konuma geçiyorum. korkunç iÅŸkence aletlerinin içinden bir anahtar bulup çıkarıyorum. bu, günde 14 saat çalışan işçi kadınlardan birinin bekaret anahtarıymış. birden uyanıyorum ve elimin lohusa ÅŸerbeti kokup kokmadığını kontrol ediyorum… 22.11.95 (son düş): babam bir sinopsis yazmış ve bunu senaryolaÅŸtırmam için yazarlık bölümünden bir arkadaşıma vermiÅŸ. ben kendim öyküleÅŸtirebileceÄŸimi, arkadaşımın çok iÅŸi olduÄŸunu söyleyip, sinopsisi alıyorum. görüyorum ki sinopsis, kıymalı pidenin hamur tarafına yazılmış. sonra bir istasyonda olduÄŸumu anlıyorum ve ilk gelen trene atlıyorum. biletçi yanıma geliyor. biletimin olmadığını farkediyorum. bana sorular sormaya baÅŸlıyor ve örneÄŸin ölmüş olan dedemin nerde olduÄŸunu soruyor. bu sorulara, ninemin göbek adı ekleniyor. “emine” diyorum, “bilemedin ayÅŸe olacaktı” diyor ve beni trenden atıyor. tren önümden geçerken, biletçiyi, üzerine sinopsisin yazılı olduÄŸu kıymalı pideyi yerken görüyorum

”..what we see or seem is (nothing) but a dream within a dream..” edgar allan poe

Ruya Bazinda Yarmak

Cuma, 09 Kasım 2007

her gece istanbulda bir mekanda atraksyon halinde ki kendimi goruyorum sabah hangi kitada olduguma emin olmadan uyaniyorum bigun hakkaten canadada yatip istanbulda kalkinca olacak atraksyon

(bkz: ruyada dharma and greg gormek)

Ruya Gormek

Cuma, 09 Kasım 2007

rüyamda sürekli championship manager oynuyorum. sonra birden “news” ekranı çıkıyor. futbolcuların isminin yazdığı yerde kendi adımı görüyorum, antremanda kolumun sakatlandığı, bu nedenle bir hafta top oynayamıyacağım yazıyor. o anda uyanıyor ve kolumun üstüne yattığım için çok fazla aÄŸrıdığını farkediyorum.

(bkz: ruyalanmak)

kesinlikle sabah uyandığımda içimin daha rahat olmasını sağlayan artı hatırlayamadığım zaman beni acayip rahatsız eden bi olay. rüyada görülenlerin kağıda veya herhangi bi materyale yazmanın kişinin içini rahatlattığı da söyleniyor.

Ruya Gorurken Uyanmak İstemek

Cuma, 09 Kasım 2007

uyuyunca kaldığı yerden devam rüyalardan birini görürken bilincinizin yarı açık olması durumunda rüya kötüye gidiyorsa kendi insiyatifiniz dahilinde uyanma durumu.ben şahsen çok yaşamışımdır..

ruyada bir tehlike altinda oldugunu sezerek, birazdan basina olmadik islerin gelecegini hisseden kisi bir an evvel o ruyadan uyanmak icin kendi ic sesiyle kendine bagirir: uyan artik uyaan.. bu kisi sozgelimi ruyasinda kendini bir ajan olarak rusya’dan bilgi sizdirirken, rus askerlerince yakalanmis ve birazdan iskence odasina alinacakken gorurse bir an evvel uyandirilmasi sarttir hatta farzdir..

bir gencin rüyasinda kendisini aysel gürel ile evlenirken görmesi durumunda hissettigi duygudur.

karabasan die halk dilinde bahsettigimiz hem fiziksel hem de bilinc olarak kotu bir kabus icine girdigimizde yapmak istedigimiz tek sey….o ruyadan uyanmak falan

bazi insanlarda hemen ardindan uyanmayla sonuclanan eylem. durum feci boka sardiginda bana oluyor:- olumcul hastalik/olucem/s.kim kopmuÅŸ/aysel gurelle evleniyorum/vs, feci, feci, n’aapsam?- buldum! uyanmaliyim!- (uyanir)

gercek hayatta da zaman zaman* hissedilen, ama uyanilamayan durum.

altınoluÄŸun güzel sahillerinde geçen ve arka fonda aranjuez konçertosu ile süslü “dünyanın sonu geldi” temalı kabusumda* terminatör 2de sarah o’connor* ablamızın çocuk parkı önünde görmüş olduÄŸu kabustaki gibi ölürken bir yandan “ulan bitır ölüyosun kızım uyansana” ÅŸeklinde self telkinlerde bulunmama sebep olan haldir.ilginçtir, zira kiÅŸi rüyasında rüya gördüğünün farkındadır, buna raÄŸmen döt korkusu ile uyanmaya çabalar. hmmm…

Ruya İle Gercegi Karistirmak

Cuma, 09 Kasım 2007

diÅŸarida bir olay yaÅŸadigimda ve bilinc altim aktif hale geldiginde hissettigim ÅŸey. ÅŸizofreniye girdigini duÅŸunmuyorum. gozlerini kapatip bir an durdugunda “ben bunu ilk kez mi yaÅŸiyorum; yoksa ruyasini gordum mu?” dedigim an. bir garip oluyor icim. oyle yani. cevabini da cogunlukla bulamayip birakmiÅŸimdir.

Rusvet

Cuma, 09 Kasım 2007

aristo mantığı ile yaklaşılırsa para anlamına gelmeyen kavram…-öğrencinin parası alınmaz…-öğrenciden rüşvet alınır…sonuç : para rüşvet deÄŸildir…

Rutger Hauer

Cuma, 09 Kasım 2007

blade runner’daki son repliklerini bir kosede dinlenirken yazmis buz mavisi gozlu, bi suru acayip konulu sci-fi filmi olan cool gorunuslu amca (bkz: roy batty). ben en cok salute of the jugger’i seviyorum.”all those moments will be lost in time - like tears in rain. time to die.”

Ruth Marshall

Cuma, 09 Kasım 2007

son gunlerde birbirimizi tutmak niyeti ile giristigimiz soru savaslarinda bolca sordugum ve hic cevap alamadigim , entrysini goruncede tebrik edemeden duramadigim , marshall dondurmalarinin kari-koca olmak suretiyle sahiplerinden olan zenci hatun… (bkz: joan pringle) (bkz: hayat agaci)

Rutubet Kokan Kizlar

Cuma, 09 Kasım 2007

(bkz: kız kurusu)