çok gezen, çok gören bir insan olduÄŸumdandır ki* deÄŸiÅŸik bölgelerde deÄŸiÅŸik deyimler, deÄŸiÅŸik fiiller ve kelimeler görüyorum.bunların en ilginçlerinden birisi şüphesiz, tv seyretmek yerine kullanılan tv bakmak idi.öyle ki bunu kullanan insanlar yönelme ekine dahi gerek duymadan direkt olarak ” dün televizyon baktım, ders çalışmadım ” diyorlardı. çok ÅŸaşırmıştım. bir süre sonra dilime dolandı. zor kurtuldum.
fransızca, italyanca, ispanyolca gibi ekollerden yetiÅŸme gençlerimizin dillerine pelesenk olmuÅŸ bir mot a mot çeviri.elin frengi “regarder la télé” der yani televizyon bakmak. bütün bunlar esasen bir böl ve yönet taktiÄŸidir ÅŸansal. niye? çünkü çocuk bilmiyor “televizyon seyretmek” diye birÅŸey, öğretmemiÅŸsin sen çocuÄŸa sonra çocuk gitmiÅŸ frenkçe öğrenmiÅŸ, peperoni dili öğrenmiÅŸ sonra gelmiÅŸ sana “televizyon bakmak” diyor. ÅŸaşırmayacaksın ÅŸansal. hepsi koz konsekans iliÅŸkisi dahilinde normal bunların.
garip bir kaliptir bu gercekten de. “bak sen sabaha kadar bak civciv cikar kus cikar belki” diye tepki bile verilebilir. bu tarz bir karisikligi almanlar da yasar cunku onlar da tv izleme olayini sehen fiiliyle tanimlamislardir. ornek verelim hemen:- ich sehe ein das schnitzel programm.
(bkz: geronimo türkçesi light) olarak adlandırabileceğimiz tanıma uyar bu tarz kalıplar.