Luis Bunuel

surrealist sinemanın kaÅŸifi. çektiÄŸi ilk iki film (un chien andalou ve l’age d’or) aynı zamanda surrealizmin ilk iki filmi olarak sinema tarihindeki yerini almıştır. bunuel’in sonraki filmlerinde ise surrealizm, ana çıkış noktası olmasa bile yine de pekçok sahnenin alt okumasına sinmiÅŸtir. kyrou, bunuel hakkında şöyle der: “bunuel daima surrealist kalmıştır. çünkü surrealizm, ne bir disiplin, ne bir okul, ne de bir parti olduÄŸundan, hiçbir iÅŸaret taşıma gereÄŸi yoktur. bunuel, nasıl bir ispanyolsa, öyle de surrealisttir.” bunuel’in önemli film ve sinopsisleri: un chien andalou: surreal imgelerin, hiçbir mantık zincirine takılmadan akışı olarak niteleyebileceÄŸimiz bu film, “gözün bir ustura tarafından kesildiÄŸi” sahneyle anılmıştır. gösterildiÄŸi yıl iki kadın çocuk düşürdüğü için film, 80′li yıllara kadar yasak kalmıştır. filmin senaryosunu yazan diÄŸer isim ise surrealist ressam salvador dali. l’age d’or: “bu filmde, surrealizmin ana temalarını görürüz. çılgın aÅŸk, burjuvazinin kutsal saydığı tüm öğelerin ÅŸiddetli suçlanışı, baÅŸkaldırma vesaire…” diye yorumlar kyrou bu filmi. aslında filmin tek bir ana konusu ve pekçok ara göstergeler var. ana konu ÅŸu: “olayların ters gidiÅŸi ve insanların hainliÄŸi yüzünden bir türlü birleÅŸemeyen iki sevgilinin öyküsü”henry miller ise film hakkında ÅŸunları demiÅŸ “filmde hiçbir anlam ya da düzen bulamadıkları için aldananlar, aradıkları düzeni hiçbir yerde bulamayacaklar…” burjuvazinin gizli çekiciliÄŸi: film, bir türlü bir araya gelip, yemek yemeyi baÅŸaramayan bir grup burjuvayı, düşsel ve ironik bir surreal havada anlatıyor. filmi izlerken o zamanların sevgilimi olan bayan j. “çocuÄŸumuzu” düşürmesine raÄŸmen film nedense yasaklanmamıştır. samanyolu: rüyaların ve sanrıların, sinematografik anlamda gerçeÄŸe dönüştüğü bir olaylar dizisi. hıristiyan mezhebinin sapıklıkları üzerine bir film. tüm yerleÅŸik deÄŸerlere eÅŸsiz bir saldırı. özgürlük hayaleti: bunuel’in en sevdiÄŸim filmi. bunuel’in insanları, bilinçaltının derinlerine götürmek üzere ettiÄŸi filmsel bir davet. kendisi filmini şöyle özetliyor: “özgürlüğümüz, ancak bir hayaletten ibarettir, dokunduÄŸumuzu sandığımız anda, sadece ıslaklığı parmak uçlarımızda kalan.” burjuvazinin gizli çekiciliÄŸi, samanyolu ve özgürlük hayaleti, bunuel’in sinematografik anlamda doruk noktalara çıktığı bir üçleme olarak düşünülebilir. filmi hakkında bunuel konuÅŸmaya devam ediyor: “benim zalim ve sapık olduÄŸumu söyleyenler var. oysa ben bunun tam karşıtıyım. ben sadece zalimlikle, sapıklığa yol açan fetiÅŸleri gülünçleÅŸtiriyorum. ÅŸiddet ve pornografiden nefret ediyorum. gençken surrealizm, içinde en çok ÅŸiddeti barındıran akımlardan biriydi. bugünkü topum ise öyle çok ÅŸiddet içeren bir toplum oldu ki, herhangi bir sanatsal yorum yapmak için bile ÅŸiddeti kullanmak artık çok güç. arzunun o belirsiz nesnesi: bunuel’in son filmi. bir türlü istediÄŸi kadınla seviÅŸemeyen bir burjuvanın traji komik öyküsü. ilk kez bu filmde bunuel, iki ayrı kiÅŸiliÄŸi, conchita karakterinde, yani tek bir kiÅŸide toplamıştır. film aynı zamanda bir sembol bombardımanı ve birkaç kez izlenmesi gereken bunuel örneklerinden… bir hizmetçi kadının günlüğü: bunuel’in en ticari filmi. çünkü bir roman uyarlaması ve çünkü her roman gibi sıkıcı. film, hizmetçiye aşık olan bir “zenginin” içine düştüğü sıkıntıları alatıyor. bunuel, ayak fetiÅŸisti olduÄŸunu ilk kez bu filmde sinemaseverlere çaktırıyor. viridiana: bu filmi izlediÄŸimde sylvia pinal’a inanılmaz erotik dürtüler beslediÄŸimi hatırlıyorum. viridana, ensest ve din karşıtlığı üzerine kurmuÅŸ öyküsünü. kiliseden ayrılıp amcasının evine konuk olan ve orada başına gelmedik kalmayan bir rahibenin “günaha giriÅŸ” tören geçidi. mahveden melek: bir eve tıkışıp kalan pekçok zenginin, “kapıyı açıp çıkmayı” düşünmedikleri için, yüzlerce düşünce üretmeleri ve sonunda paniÄŸe kapılıp birbirlerine karşı saygısızlaşıp ÅŸiddet ürettikleri bir film. en sonunda kapıyı açıp dışarı çıkabiliyorlar ve bunu kutlamak için kiliseye gidiyorlar ama bu kez de kilisede kapalı kalıyorlar. breton’un beÄŸenmediÄŸi bu film, izlediÄŸim en güzel bunuel filmlerinden biri. gündüz güzeli: ülkemizde, baÅŸrolünü müjde ar’ın oynadığı ve yönetmenliÄŸini baÅŸar sabuncu’nun üstlendiÄŸi “kupa kızı” filmi, aslında bunuel’in “gündüz güzeli” filminin oryantal bir versiyonu. film, kocasından sıkıldığı için genelevde çalışmaya ve hayatını bu yolla renklendirmeyi düşünen bir kadının çıkmazlarını, açmazlarını, gözyaÅŸlarını, sinir krizlerini konu alıyor. bunuel’in diÄŸer filmleri: * nazarin* simon del desierto* el * robinson crusoe* suzana* la hija del engano* una mujer sin amor* subida al cielo * los olvidados* the young one * gran casino * ilegible hijo de fluta* el gran calavera* les hauts de hurlevent* la ilusion viaja en tranvia* el rio y la muerte * el bruto* ensayo de un crimen* cela s’appelle l’urore* la morte en este jardin

arzunun o belirsiz nesnesinde aynı karakteri iki ayrı oyuncu oynar ve aslında çok yaratıcı bir fikir gibi görünse de tamamen tesadüftür. bunuel, filmin bir kısmını çektikten sonra sanırım, filmin kadın karakteriyle ilgili bir sorun çıkıyor ve zorunlu olarak baÅŸka bir oyuncu bulunuyor. yine de cesur bir karar ve yaratıcılık denen ÅŸey de bazen böyle zorunluluklardan kaynaklanıyor. film izlenirken, kadın karakterin ruh haline göre bunuelin oyuncu deÄŸiÅŸtirdiÄŸini düşünüyorsunuz (ben öyle düşünmüştüm), ama sadece iki oyuncunun tiplerinin farklı olmasından kaynaklanan bir durum…

Yorum Yapın

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


Destekliyoruz arkadaþ - arkadas - partner - partner - arkadaþ - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - wordpress - islami sohbet - islami chat - wordpress tema - video izle - komik videolar - jinekolog - kadýn dogum doktoru - kadýn doðum uzmaný -